Hakan Albayrak

15 Kas 2008 Kategori: Ki$isel $eyler

Mersinin Kuvai Milliye Takımında top koşturduktan sonra 2003 yılında beşiktaşa transfer olan Kardeşimizdir..Tigana nın alt yapıya önemvermemisi yüzünden fazla forma şansı bulamamiştir. Fuck tigana =)
Beşiktaş da 3 yıllık oynadıktan sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesine transfer olan ve hala bu takımda forma giyen kardeştir kendisi yolun açık olsun Kardeşim Gollerini iyi futbolunu bekliyoruz Allah yardımcın olsun…

Sivas katillerine zaman aşımı

5 Kas 2008 Kategori: Siyaset Ve Gündem

Madımak Oteli’nde 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylarda suçlu bulunan 7 kişinin kaçıp kayıplara karışması sonucu savcı, davanın zaman aşımından düşmesini istedi.

Vatan gazetesinin haberine göre savcının talebi kabul edildiği takdirde 7 kişi hiçbir ceza almadan kurtulacak.

Gericilerin Madımak Oteli’ni ateşe vermesinin ardından 37 aydının hayatını yitirmesine neden olan olayda, suçluların bazıları yurtdışına kaçmış bazı isimler de izini kaybettirmişti.

Yakalanabilen ya da tespit edilebilen sanıklar hakkında Ankara 1 Nolu DGM’de dava açılmış, yargılama üç kez Yargıtay’da bozulduktan sonra 7 yılda karara bağlanmıştı. Davada 34 kişi ağırlaştırılmış müebbet, 4 kişi müebbet, 4 kişi 20’şer yıl 1 kişi 15 yıl, 9 kişi 7 yıl 6’şar ay bir kişi 5 yıl hapis cezası alırken, 14 kişi beraat etmişti.

Sivas olaylarının büyümesine öncülük eden sanıklardan Cafer Erçakmak’ın da aralarında olduğu 7 kişi yakalanamayınca dosyaları 2004’te ayrıldı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaları süren Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, Hakan Karaca, Necmi Karaömeroğlu, Yılmaz Bağ, İhsan Çakmak, Cafer Erçakmak’la ilgili dün yapılan 14. duruşmada Savcı Mustafa Bilgili esas hakkındaki mütalaayı açıkladı. Bilgili, sanıklar hakkında “Anayasal düzeni değiştirmeye iştirak” suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığını, yasada bu suçun zaman aşımı süresinin ise 15 yıl olduğunu hatırlattı. Suç tarihi itibariyle 2 Temmuz 2008’de zaman aşımı süresinin dolduğunu bildiren Bilgili, sanıklar hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesini talep etti.
Devamını okuyun »

Emperyalist zirvede bir siyah

5 Kas 2008 Kategori: Siyaset Ve Gündem

Şu ana dek açıklanan oylarla, Demokrat Parti’nin adayı Barack Obama başkan seçilmek için gereken 270 sayısını aşmış durumda. Böylece ABD, tarihinin ilk siyahi başkanıyla tanışmış oldu. McCain yenilgiyi kabul etti.
Obama, şu ana kadarki görünüşe göre Cumhuriyetçi aday John McCain’i farkla mağlup etmiş durumda. Demokrat Parti, Senato için seçilecek 35 sandalyede de önceki döneme göre şimdiden kazançlar sağladı. Bu da Demokrat yönetimin yürütmede, geçtiğimiz dönemde Bush yönetiminin sahip olduğundan daha fazla söz hakkına sahip olacağı anlamına geliyor.

McCain, seçimleri kaybetmesinin ardından yaptığı açıklamada Senatör Obama’nın kendisi ve ülkesi için büyük bir iş başardığını belirtirken, “Bunlar ülkemiz için zor zamanlar, ve ben bu gece ona, elimdeki tüm gücü bizi bu tehlikelerden geçirmesi için yardım etmeye harcayacağımı söyledim” dedi.

Obama’nın başkanlık döneminde uygulamada ne farklılık getireceği sorusu bir yana, seçilmiş olmasının ABD için sembolik bir anlamı var: 143 yıl önce Obama, ABD’de bir köle olabilirdi. Siyah bir başkanın seçilmesi, ABD için önemli bir değişikliği temsil ediyor. Ayrıca yeni First Lady olan Obama’nın eşi, köle kökenli siyahi bir aileden geliyor.

Seçimle ilgili erken ulaşılan önemli verilerden bazıları şöyle:

- Seçimlere yönelik toplam ilgide önemli artış var. Bunun üç göstergesi olduğu düşünülüyor: Oy kullanmak için kayıt yaptıran seçmenlerin sayısındaki artış, erken oy kullanan seçmenlerin sayısındaki artış ve Obama’nın seçim kampanyası mitinglerine katılım rakamları. Sandıkların önünde de saatler süren kuyruklar oluştu, şafak sökmeden sandık yerine gelen seçmenler olduğu gözlendi.

- Toplam katılımın artmasının yanında, özel bazı seçmen gruplarının seçimlere katılma oranı da artmış durumda. Örneğin oy kullanan siyahilerin oranı, toplam seçmenlere göre önceki seçime kıyasla %11’den %13’e çıktı. Yine Hispanik kökenlilerde de oy kullanma oranında artış olduğu söyleniyor. Bir başka özel grup da gençler. 30 yaş altı grupta da oy kullananların sayısı arttı.

- Seçimin kritik verilerinden bir tanesi, bu yükselen yeni seçmen gruplarının hepsinin Obama’yı desteklemesi. Örneğin siyahi seçmenlerin yüzde 95’i oyunu Obama’ya verdi. Hispaniklerde de Obama’nın oyları, McCain’e göre oldukça yüksek, % 70’e yaklaşıyor; ki Hispaniklerin ülkenin en hızlı büyüyen nüfus kategorisi olduğunu ekleyelim. Bir diğer ilginç veri de, beyaz seçmenler arasında McCain’in Obama’dan daha fazla oy alması. Dolayısıyla, bir anlamda seçimlerin kaderini ABD’nin beyazları dışında kalan “renkli” kitlelerinin belirlediği söylenebilir.

- 30 yaşın altındaki seçmenlerde de Obama destekçilerinin oranı %70. İlk defa oy kullanan seçmenlerde de bu oran aynı. Gerçekten de yaşın, bu seçimlerde tercih üzerinde doğrudan bir etkisi olduğu görüldü. Seçmenler 18-29, 30-44, 45-64 ve 65 ve üstü şeklinde dört yaş grubuna ayrıldığında, yaş yükseldikçe Cumhuriyetçi Parti’ye verilen oyların da arttığını görüyoruz, öyle ki, 65 yaşın üzerindeki seçmenlerde McCain, Obama’yı geride bırakıyor.
Devamını okuyun »

Pompalı Tüfek!

5 Kas 2008 Kategori: Ki$isel $eyler

Gaf diyen var, cahillikle suçlayan da… Başbakan Erdoğan’ın “vatandaş kendini savunacak” türünden bir açıklama yapıp, “vatandaş”ın Kürt göstericilerin üzerine pompalı tüfekle ateş etmesini anlayışla karşılamasının bir kaza olduğuna inanmamızı istiyorlar. Medyamızda ortalığı yatıştırmaya dönük bir iyi niyet olsa, susacağız, hiç kaşımayacağız. Diyeceğiz ki, sevecen bir anne sofrada küfreden haylaz çocuğuna “öyle söylemedi babası” diye kol kanat germektedir, Erdoğan’ın ağzından çok tehlikeli sözler kaçmıştır, birileri de etrafı yumuşatmaya çalışmaktadır, ne iyi…

Her gün ırkçılık propagandası yapan, halkın “milli duyguları”nı kabartarak tiraj almaya çalışan tekelci basın “provokasyona gelmeyin” diye sekiz sütuna manşet atsa ne olur? O başlığın altında dahi şovenizm ve militarizm virüsünü yaymaktan vazgeçmiyorlar.

Dolayısıyla Erdoğan’ın “vatandaş sabretsin ama nereye kadar bilmiyorum” sözünün kaza olduğunu söyleyenlerin samimiyetine inanmak için bir neden yok. Başbakan’ın maksadı aşan laflar ettiğini düşünmek de saçma. Kafasındaki bu…

Yaptıkları da ortada…

AKP önümüzdeki dönemi toplumun bütün kesimlerine “savaş” ilan ederek kazanmayı deneyecek. Karşısında “savaş” ilan etmiş bir unsur olduğundan, Kürt sorununu bu “savaş”ı meşrulaştırmak için kullanacak.

İster çıksın “yanlış anlaşıldım” desin, ister “yalan mı, vatandaşın sabrı taşıyor” diye diklenmeye devam etsin, bir şey değişmez: AKP’nin çatışmaları tırmandırmayacağını düşünen herkes yanılıyor, bunu umarak politika geliştirenler de hesap hatası yapıyor.

Pompalı tüfek olayı, AKP’nin “topyekun savaş” stratejisinin bir parçasıdır. Kendi tabanını işin içine katan, halka halkı hedef gösteren, ideolojik tahkimatı yapılmış bir “mücadele” tasarlıyorlar. Dışarıda Barzani ve ABD ile anlaşmanın, içeride TSK’yla uzlaşmanın bu türden bir tırmandırma için gereken kuvveti sağladığını düşünüyorlar. Bu açıdan DTP’den dün gelen açıklama son derece ilginç. Ahmet Türk, Kürtlere sırtını dönen bir AKP’nin TSK tarafından hemen harcanacağı söylüyordu. Bütünüyle temelsiz değil bu düşünce ama TSK’nın hâlâ tek ve değişmez iktidar unsuru olduğuna ilişkin saplantı sürüyor demek ki… Ve ortada gerçekten bir hesap hatası var.
Devamını okuyun »

Özledim be

5 Kas 2008 Kategori: Ki$isel $eyler

Sevgili bloğum seni bir p.ç gibi ortada biraktim biliyorum ama su sinavlari atlatayım sonra ben sana atlicam =) şimdilik ziyaretçilere iyi davran görüşürüz …

Komünizm nedir, ne değildir?

11 Eki 2008 Kategori: Ki$isel $eyler

Komünizm satmak ya da almak değildir,
Komünizm paylaşmaktır.

Komünizm insanları milletlerine,dinlerine,renklerine göre ayırmak değildir,
Komünizm farklılıkları zenginlik olarak görüp beraberce yaşamaktır.

Komünizm savaş değildir,
Komünizm tüm dünyada barıştır.

Komünizm çalışmadan,ter dökmeden kazanmak değildir,
Komünizm her insanın emeği kadar kazanmasıdır.

Komünizm zenginlerin mahkemelerinde fakirlerin yargılanması değildir,
Komünizm herkese eşit adalettir.

Komünizm yoksul diye insanların hastahane kapılarında,zenginlerin ise hastane süitlerinde yaşamaları değildir.
Komünizm her insana eşit sağlık imkanı sunulmasıdır.

Komünizm fakirin okula gitmek için 10km yürümesi ya da baba parasıyla okumak değildir.
Komünizm her insana eşit eğitim olanakları sunmaktır.

Komünizm hayata baba bursuyla gelip,çalışmadan yaşayabilmek değildir.
Komünizm çalışmasını engelliyecek bir sağlık sorunu vs. vs. olmadığı sürece çalışıp yaşamaktır.

Komünizm sadece zenginlerin eğlenmesi değildir.
Komünizm halkın isteklerine göre kurulan eğlence mekanlarında(diskodan tiyatroya,sinemadan ortaoyununa vs.) herkesin eğlenebilmesidir.

Komünizm orduya milyar dolarlar harcanması değildir.
Komünizm önceliği insan olan bir ideolojidir.

Komünizm etnik kökene ya da dine göre kıyak geçmek değildir.
Komünizm her insana eşit yaklaşmaktır.

Sevgili Artena ya teşekkürler…

CALIFORNIA - “Drunk mail” yani “sarhoş postası” tanımı alkollüyken atılan e-postalar için kullanılıyor. Google’ın elektronik posta hizmeti gmail’i kullanıyorsanız, içkiliyken gönderdiğiniz e-postalar için sistem sizi pişman olmaktan kurtarıyor.
“Mail googles-posta gözcüsü” adı verilen program, “gönder” butonuna bastığınızda saati hatırlatarak, önce “Bu e-postayı yollamak istediğinize emin misiniz?” diye soruyor.

Sistem ardından kullanıcının sarhoş olup olmadığını anlamak için belli bir zaman dilimi içinde cevaplanmak üzere 5 basit matematik sorusunu yöneltiyor. Kullanıcı ancak soruları doğru cevaplayabilirse e-posta gönderiliyor.

Mail googles’ı kurmak isteyenlerin öncelikle settings altından labs kısmına girmesi ve hizmeti aktif hale getirmesi gerekiyor. Kullanıcılar ayrıca denetim günü ve saatini de belirleyebiliyor.

10 Eylül tarihinde Bolivya devlet başkanı, ABD’nin Bolivya Büyükelçisi’ni persona non grata (istenmeyen adam) ilan etti. Venezüella devlet başkanı, (Şili’de Salvador Allende’nin askeri bir darbeyle devrilmesinin 35. yıldönümü olan) 11 Eylül’de, ABD’nin Venezüella Büyükelçisi’nden ülkeyi terk etmesini istedi.

Başkan Hugo Chavez, Birleşik Devletler hükümetini de bulaşmakla itham ettiği yakın bir hükümet darbesi ihtimaliyle karşı karşıya olduğuna inanıyordu. Başkan Evo Morales, hükümetinin Birleşik Devletler tarafından kışkırtılan ciddi bir istikrarsızlaştırma [hamlesiyle] karşı karşıya olduğunu düşünüyordu. Üçüncü bir ülke, Paraguay, daha on gün önce askeri yetkililer ve muhalif politikacıların dâhil olduğu bir komployu açığa çıkardıklarını duyurdu.

Şu anda Latin Amerika, 20. yüzyılın sonunda demokrasinin yeniden tesis edilmesinden bu yana en ciddi krizle karşı karşıya bulunmaktadır.

(…)

Bu olaylar Latin Amerika’da demokrasiyi kimin savunduğunu ve kimin tehdit ettiğini su götürmez biçimde gözler önüne seriyor.

Fidel CASTRO : Demokratik Sosyalizm

11 Eki 2008 Kategori: Siyaset Ve Gündem

Bush’un ‘demokratik kapitalizmi’ne tek bir kesin yanıt mevcut: Chávez’in ‘demokratik sosyalizmi’.

Kıtamızın kuzeyi ve güneyi arasında var olan, Bolívar’ın ve Monroe’nun fikirleri arasındaki büyük çelişkiyi ifade etmek için daha kesin bir yol olamaz.

Bolívar’ın büyük hedefi henüz modern iletişim medyasının bulunmadığı ve hatta daha Panama Kanalı’nın bile bulunmadığı bir zamana dayanıyor. BD emperyalizmi de mevcut değildi. Yalnızca İngilizce konuşan, sonradan birleşerek 1776 yılında Fransa ve İspanya’nın desteği ile bağımsızlığını kazanan 13 koloni vardı.

Özgürlük Savaşçısı, kendi yaşadığı dönemden yüzyıllar sonrasını görerek 1829 yılında “Amerika Birleşik Devletleri özgürlük adı altında Amerika’nın başına sefalet belasını açacağa benziyor” açıklamasında bulundu…

Hugo Chávez, Venezuelalı bir asker.
Hükümette olmadığı sırada, halkın sempatisini ve hedefine yönelik desteğini kazandı. Bir burjuva anayasası altında yapılan seçimleri kazandı.
Bu eziyet verici belge altında yeminini etti ve yeni bir anayasa için sözünü tuttu.

Hem sağın hem de solun önyargılı fikirleri ile çarpıştı ve tüm Latin Amerika’yı etkisi altında tutan zorlu öznel koşullarda Bolivarcı Devrim’i başlattı.”

Fidel CASTRO
Prensa Latina

Kütle seni koruyamadık be

9 Eki 2008 Kategori: Ki$isel $eyler

Efendim bügün derste deney yapiyoruz deney ise kütlenin korunumu =) her neyse asistan geldi sanırım evde kocasiyla bir takım sorunları var herkese bağırıp çağırıyor ya da kendini nimetten sayıyor bize gösteriyor yapacağimiz deneyi gözlemledik inceledik ve kütle seni koruyamadık =) Co2 gazının fazla cıkması ile yapamadık ama deneyden geçtik nası bir iş anlamadım hacı..

Günlük Hakkında

Bu site benim en iyi dostum olmakla beraber sevgilim sırdaşım . Çok değerlidir çooook canım sıkıldığında buraya yazılar yazarım oda kırmaz beni hemen yayınlar işte böyle bir arkadaş..hakkımda detaylı bilgi almak istersen bak yukarda evet tam o işte hakkımda butonu var tıkla öğren kim olduğumu . bu sitede bazen apı$ıp kalabilirsin! bazen yarılırsın :) bazen duygusallaşıp iç geçirebilirsin :( çünkü hisslerin en yoğun olduğu zamanlarda yazılmı$ yazılar var sitede..bu sitede ne oluyor ne bitiyor öğrenmek istiyorum diyorsan hemen kayıt ol yazı ekledikçe sana mail atsın canım arkada$ım. Yok baktın olmuyor beğenmedim hacı diyorsan yolu biliyorsun selamatle şimdilik..

barva[at]kors4n.com

Unutmamakda fayda var bu siteyi Firerox ,Google Chrome,Opera ile Gezersen daha iyi olur zira explorer İyi Göstermez...

Bulutlar


Sponsorlar

  • Pano