The Hitchhiker s Guide to the Galaxy

8 şubat 2010 katsayı uygulamasının durdurulması

8 Şubat 2010 | No Comments »

Öncelikle selamlar azizim,

allasen bana bu danıştay ın amacı nedir bir açıklar mısın?

şimdi bu kararı alıyorsun şurada sınava 2 aydan az bir süre kaldığını bilerek . daha öncede yazmıştım devlet kimin hangi bölümü seçeceği ile uğraşmamalı, devlet mevcut eğitim sistemin deki sorunu çözmeli diye. bu ülkede hukuk işlemiyor diye ağlayanlar var ya onları da kızılcık sopası ile dövmek şart, ulan ne hukuku ne zaman işledi bu koduğumun hukuku. anca keyfine göre işler bu hukuk ne derece yanlı ne derece taraflı bir karar olduğunu tekrar gözümüze soktular. bunu yapan yüce mahkeme, örneğin mecburi hizmet konusunda sesini çıkartmamaktadır. neden? bu mecburi hizmetten, yargı ve tsk mensupları muaf tutulduğu için olmasın sakın?

“eşitlik eşit olan insanlar arasındadır” bu söz kime ait İstanbul barosuna.. nedir bu İstanbul barosu? hemen açıklayayım bu kararın alınmasına neden olan kurum bir kaç sözde cumhuriyetçi, bürokratik kemalist burjuvanın adamları..  şimdi gelelim söze cumhuriyet tarihinin çok güzel bir özeti olmuş. adamlar kendilerini ifade etmek için daha ne desin değil mi? tıpkı şey gibi bütün hayvanlar eşittir ama domuzlar daha eşittir…

neyse sizi burjuva cumhuriyetiniz ile baş başa bırakayım, muz cumhuriyetine sevgilerle..

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

bandista birinci rollama

6 Şubat 2010 | No Comments »

Bize yine anlamlı bir hediye sunan, tekel direnişini selamlayan gruptur. buyurun siz de dinleyin, dağıtın, çoğaltın arılarım.

genel grev, genel direniş!

Nev-liberal saldırıya,
hayatlarımızın yok sayılmasına karşı
tekel ile birlikte tüm sokaklardayız,
tüm meydanlardayız.
Her yerdeyiz, her yeriz!

İsyan, Devrim, Özgürlük!


Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

ayrılık

1 Şubat 2010 | No Comments »

Ayrılık… Yaman ayrılık..

Zordur arkadaş hem seven hem sevilen için, tarifi imkansız bir acı saplanır kalbinizin en orta yerine.. Geriye kalanlara bakarsınız burnunuzu hafifçe çekerek sonra göz torbalarından boşalan damlaları silmeye başlarsınız.. Biten bir ilişkinin son süfleleri sonunu bile bile oynarsınız bu oyunu, tekrarı yoktur.. Vedalaşma vakti gelmiştir sonunda her ayrılık yeni bir başlangıç getirir ya bu sefer sıfırdan degil de eksiden başlarsınız hayatin cilvelerine.. Karşılıklı temennilerle.. kendine iyi bak, umarım benden sonra çok mutlu olursun gibi iyi dilekler dile dökülür yutkuna yutkuna..

Zordur hem giden, hem de kalan icin..

…şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun…

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

ben çok konuşuyormuşum “yanlız”

30 Ocak 2010 | No Comments »

evet çok konuşuyorum senin gibi bilgisayar başında sitelere index atmayı da deneyebilirdim ama ne gerek var ki böyle gereksiz şeylere… haa bu arada önce yazım kurallarına uy bre cahil yanlız değil o yalnız olacak :)

klavye delikanlılığına iyi bir örneksin gel suratına anlatayım bu yazdığım şeyleri… tabi ne kadar anlarsın bilemem. o zekaya sahip misin yo dostum bence değilsin :)

öptüm cicim byes kanki

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

her şeyi sorun

7 Ocak 2010 | No Comments »

yeni bir servis buldum çok eğlenceli. “her şeyi sorun” menüsünden sorabilirsiniz… başlıkta olduğu gibi her şey hakkında soru sorabilirsiniz. bakalım neler cıkacak

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

öyle işte…

4 Ocak 2010 | No Comments »

Uzun zaman oldu elime kağıt alıp sana dair bir şeyler yazmayı… Korkudan sanırım ilk defa korkuyorum yazmaktan, yazıp da her şeyin içine etmekten… Düşünüyor insan onca geçen kötü şeyin ardından insan kendisiyle bir muhasebeye giriyor haliyle ama benim muhasebem ilk defa doğru ilk defa tutarlı çıktı. Pişmanlık temalı bir yazı değil bu… İnsan hataları ile büyür, dayanıklı hale gelir ve bunlardan ders çıkarır derler ya gerçekten de doğru biliyor musun? Şöyle bir geçmişe döndüğümde iyi kötü şeyler akla gelir ya sana dair aklımda kalan, derin izler bırakan hep kötü şeyler onları tekrar gündemime dahi sokmak istemiyorum… Zamanında çok yaralandım, tekrar kabuk tutan yaramı kanatmak istemiyorum haliyle.. Ama iyi şeyler de yok değil ama insanın doğası gereği hep kötü şeyler akla geliyor…Biten bir ilişki de iyi şeylerin akla gelmesi bir hayli ilginç olur, kötü gitmiş ki bitmiş diyorum şimdilerde….

Severek ayrılmak hiç kolay değildi hayatımda elle tutulur iki kadın olmuştu böyle ayağımı yerden kesen, deli gibi mutlu eden, mutlu olmayı en çok biz hakkeden. Ne oldu da birden değişti her şey diyorum nedenlerini bile bile, nedenleri bile bile neden diye soruyorum ahmaklık işte benim kisi boşver, çok şuursuzum bugünlerde… Çoğaltıp Sevdamı, büyütüp öfkemi çağladım ırmaklar gibi…

Yaralarıma merhem de sendin kanatan da sen çok tuhaf değil mi? Sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da, ardından bir sürü belkiler bıraktım… iki yarım kalıp tamamlayamadık birbirimizi, savurduk külleri anıları etrafa kirlettik o tertemiz duyguları… işte kördüğüm gibi yazmaktan korkuyorum dedim ya kelimelerin ardı arkası kesilmiyor her söz de içimden bir şeyler koparıyor işte…

Böyle geçiyor işte şimdilerde zamanım. Ne çok mutlu ne çok mutsuz stabil geçiyor..gittikçe azalıyor hayat…hoşça kal, görüşmemek üzere.

…Kal desende kalamam
Buralarda duramam
Dayanamam artık
Giderim Yar.

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

yılbaşı

27 Aralık 2009 | 1 Comment »

yılbaşı yaklaşıyor ne yapsak ne etsek diye düşünüyordum, taa ki arkadaşlarla sabaha kadar play station oynama kararı alana kadar. – hakkı’cım selamlar, arakladım biraz :)

birde şu konuya değinmek istiyorum. kim ki seneye görüşürüz gibi iğrenç bir espiri yaparsa o iblisdir, kafirdir. hatta serdar ortaç’dır. bana bu espiriyi yapan arkadaşları direk hitlerin yahudilere yaptığını yapıyorum bakın hitleri sevdiğimden değil, bu tiplerin gereksizce espiri yapmasından.

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

Kemalist Kişilik Bozuklukları

26 Aralık 2009 | No Comments »

yıllardır gözlemlediğim olayları yıldırım türker özetlemiş ama ben bir kez daha bazı bünyelerde gördüğüm bu rahatsızlığı anlatacağım. öncelikle bunun tedavisi mümkündür. bir doz lenin iyi gelir.

gözlemlediğim kişilik bozuklukları;
1- şimdi kemalist arkadaşlar vatanın bağımsızlığını anti emperyalist oluşundan sürekli dem vururlar ama bilmezler ki mustafa kemal’in amerika ya hayran oluşunu youtube da var bu video isteyen izleyebilir. yani empyalizmle uzaktan uzağa sevişip sözde anti emperyalistlerdir bunlar.

2- dinci yobazlardan farkı olmayıp ne için mücadele ettiklerini bile bilmeyen kişilerce körü körüne korunur.

3- en önemlisi bu kişileri eleştiremezsiniz efenim kesinlikle eleştiririm demeyin tipik türk solcularının yaptığı gibi ya dinci ya liberal olursunuz.

4- tuncay özkan, nihat genç, sabih kandaloğlu, hulki cevizoğlu bunların halifeleridir, bunlara laf söyletmezler.

5- bu ülke için çözüm nedir diye sorduğunuzda aldığınız cevap: ” akepe giderse her şey çözülür” gibisinden olacaktır. “laiiiiiiiiiiiiik türkiye” diye bağırırlar her gün.

6- kadınları bir tutarlar ama başını örten herkesi yobaz gerici ilan edecek kadar ön yargılıdırlar.

7- ad hominemdir. sürekli kişilerle ilgilenirler.

8- anıtkabir e gidip muhakkak ki bir iki damla göz yaşı dökerler. atatürk’ü rahat bırakın deyip ağlayan izmirli kız’ı hatırlayın. bunların geneli 2003 seçimlerinde genç partiye oy vermiştir o derece mantık hatalıdırlar.

9- bilimden bahsederler ama youtube ve google için kapatma davası açarlar. o kadar bilimde ileriyiz ki dünya’da ilk 500 üniversiteye giremiyoruz.

10- yılmaz özdil bunlar için en iyi yazardır. ruhat mengi’yi unutmamak lazım tabii… sürekli cumhuriyet okurlar ve facebook da bu yazıları paylaşırlar.

11- kendilerinden başka kimseye yaşama hakkı tanımayan kişilerdir. kürt ise kuzey ırak’a, dinci isen iran’a, liberal isen fransya, komünist isen küba ya yollarlar direk.

12- darbeleri meşru gösterir bu tipler 1960 darbesi özgürlükçüdür, türk bayrakları ile sevinç çığlıkları atarlar.

13- türk ırkından başka bir ırk tanımazlar, en üstün ırk türk ırkıdır…

14- genelkurmaya körü körüne bağlıdır. kesinlikle her zaman arkasında dururlar. ” kahrolsunnnnnnnn emperyalizmmmmm” diye bağırıp incirlik üssünden bahsedersen hemen suratına çemkirirler. – pis sovyet uşağı seni

işte bazı gözlemlerim bunlardır. şimdi beni atatürk düşmanı ilan edecekler ama olsun hiç olmasa ben onlar gibi mirasın içine etmiyorum.

sen ne istiyorsun bre pis sovyet uşağı derseniz…hemen açıklayayım…

benim sorunum sistem sorunudur… işçi emekçi kesimin özgürlüğü için savaşırım…dünyanın bütün işçileri birleşin!
saygılar.

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

yarım kalanlara rağmen

21 Aralık 2009 | No Comments »

öncelikle şarkıyı dinlemek için;
http://fizy.com/s/1agwpa

sonra gelelim şarkıyı burada neden yayınlıyorum…etkilemese koymazdın zaten diyeceksiniz. aynen öyle arılar çok pis etkiledi hem de… bu ne melankolik bir parçadır. insanı alıp çok uzaklara götürüyor ve geçmişinizle bir muhasebe içerisine giriyorsunuz, ve yaralarınız kanıyor birer birer…

“her giden bir parça çalıyor benden, yarım kalanlara rağmen…”

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live

Hayata Dönüş “Katliamı” Operasyonu

19 Aralık 2009 | No Comments »

hayata dönüş operasyonu adı altında yapılan katliamı unutturmayacağız… vurularak, dövülerek, yanarak öldürülenleri unutmayacağız, unutturmayacağız…

altı kadındılar
özlem’le baktılar
nilüfer çiçekleriydiler yandı kavruldular
seyhan ırmağında yunup arındılar
yazgül’lerinde yaşayacaklar…

unutmayacağız…
özlem ercan
seyhan doğan
yazgülü güder öztürk
nilüfer alcan

Paylaş:
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Live
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes